Sözlükteki Anlamı Metne Uyarlama Güçlüğü Konusunda Bazı Hatırlatmalar

Evvel emirde şu gerçeğin farkına varmalıyız: Sözlükler, kelimenin çeşitli cümle örneklerinden çıkartılan ortak anlamlarını özetlerler. Zaman zaman ayet, hadis ve şiir örneklerinden cümle-terkiplere yer verseler de, belli bir metne odaklı değildirler. Bu bakımdan sözlüklerden, aradığımız kelimeye dair o an elimizde bulunan metindeki bağlama birebir uyan anlam vermelerini beklememeliyiz.

Sözlükte verilen anlamı hazır giyim ürünleri gibi kabul edebiliriz. Bu ürünler standart kalıplara göre üretildiğinden beli, paçası, eteği bizim bedenimize tam oturmayabilir. Nasıl bedenimize uyarlamak için ekstra terzi işçiliğine gerek duyuyorsak, sözlükteki anlamları da önümüzdeki herhangi bir ibarenin bağlamına oturtmak için az bir uyarlama çabası içine girmeli, metne motive etmek için biraz hayal gücümüzü zorlamalıyız. Bağlama oturtmak uğruna sözlükteki anlamın özellikle somut detaylarını kıyısından köşesinden budamayı göze almalıyız.

Ancak bunu da çok abartıp metne komik anlamlar yüklemeye de kalkmayalım. Bazen hakikaten çetin cevizle karşılaşmış olabiliriz… Ya da müstensihin veya matbaanın azizliğine uğramış olma ihtimalimiz de var…

Hatta kendi okuma sakarlığımızın azizliğine de uğramış olabiliriz, ki bu da çok sık rastlanan bir durum.
Bunun için anlamını aradığımız kelimenin bilhassa Sarf ilmine taalluk eden cihetlerini gözden geçirmeliyiz. İsim mi, fiil mi; mücerred mi, mezid mi, diye kelimeyi sıkı bir sorgudan geçirip tatmin olmadan suçu sözlüğe bulmayalım.

Sözgelimi `…بله ب ` lafzını acelecilik edip “ebleh”in çoğulu “bülh” ile veya bir ism-i fiil olan “belhe” ile özdeşleştirip ibarenin karşısında saatlerce şaşkın şaşkın bakacağımıza kelimenin isim mi, fiil mi olduğu sorusunu hatıra getirmeli; mesela “onu … ıslattı” anlamında “b-l-l” kökünden bir fiil-i mazi ve mansup gaib zamirden mürekkeb bir fiil cümlesi olabilme ihtimalini devreye sokabilmeliyiz
Keza ibarede rastladığımız “الم” kelimesini Türkçeci bir önyargıya yenik düşerek “elem”le özdeşleştirip “acı vermek”, “acı çekmek” diye tercemeye kalkışmadan önce kelimenin hem kök harflerine, hem babına dair sorgulama yapmayı denemeli; mesela “l-m-m” kökünün if’al babından “değindi” anlamına gelen “elemme” şeklinde okunabileceğini de düşünebilmeliyiz…

Ahir emirde, uyarlamanın uyarlamasına mahkum olmamak adına mümkün mertebe Arapça sözlükler kullanmalıyız. Eğer kavram ve garip sözcük kullanımı yoğun olmayan bir metin okuyorsak el-Mucemü’l-vasît ideal bir el altı sözlüğüdür. Klasik-modern aradığınız hemen bütün kelime ve karşılıkları yeterli açıklıkta burada bulabilirsiniz…

Ya Fettâh, zikriyle ibare okumaya devam arkadaşlar… :))